Metrica

Türkiye'deki Siyasetin Asıl Temeli: Siyaset Olmayışı

Türkiye, siyasetiyle, toplumsal dinamikleriyle ve tarihi geçmişiyle zengin bir ülke. Ancak son yıllarda, siyasetin asıl temelinin, paradoksal bir şekilde, siyaset olmayışı olduğu görülmeye başlandı. Yani, ülkenin yönetiminde siyasi amaçlar yerine, kişisel çıkarlar, ideolojik saplantılar ve otoriter eğilimler öne çıkmaya başladı. Bu durum, Türkiye'nin demokratik ilkelerden uzaklaşmasına, kutuplaşmanın derinleşmesine ve toplumsal huzursuzluğun artmasına neden oldu.

Siyasetin İçi Boşaldı

Geleneksel anlamda siyaset, bir toplumun yönetiminde etkili olmak, politikaları belirlemek ve toplumsal ihtiyaçları karşılamak için kullanılan bir araçtır. Ancak Türkiye'de son yıllarda siyaset, bu amaca hizmet etmekten çok uzaklaştı. Partiler arası rekabet ve politika oluşturma süreci, artık halkın çıkarlarını gözetmekten çok, iktidar ve muhalefet arasındaki güç savaşına dönüştü. Siyasetin içi boşaldı, ideolojiler ve ilkeler yerini kişisel hırslara ve güç mücadelelerine bıraktı.

Türkiye'deki Siyasetin Asıl Temeli: Siyaset Olmayışı

Otoriter Eğilimlerin Yükselişi

Türkiye'de siyasetin asıl temelinin siyaset olmayışı, otoriter eğilimlerin yükselmesine de zemin hazırladı. Demokratik denge ve denetim mekanizmaları zayıfladı, tek adam yönetimi giderek güçlendi. Bu durum, hukukun üstünlüğünü, basın özgürlüğünü ve insan haklarını tehdit etti. Siyasi muhaliflere yönelik baskılar arttı, ifade özgürlüğü kısıtlandı ve demokratik katılım alanları daraltıldı. Otoriter rejimlerin karakteristik özellikleri, adım adım Türkiye'nin siyasi sahnesine yerleşti.

Türkiye'deki Siyasetin Asıl Temeli: Siyaset Olmayışı

Kutuplaşmanın Derinleşmesi

Siyasetin asıl temelinin siyaset olmayışı, toplumsal kutuplaşmanın derinleşmesine de katkı sağladı. Partizan medya, sosyal medya manipülasyonu ve siyasi liderlerin ayrıştırıcı retorikleri, toplumu bölüştü, karşıtlıkları körükledi ve diyalog yerine çatışmayı özendirdi. Bu durum, toplumun farklı kesimlerinin birbirine karşı güvensizlik duymasına, ötekileştirmesine ve hatta düşmanlaşmasına neden oldu. Toplumsal barış ve uyum, siyasetin asıl amacı olan halkın refahı ve mutluluğu yerine, siyasi iktidarın manipülasyonlarına kurban edildi.

Türkiye'deki Siyasetin Asıl Temeli: Siyaset Olmayışı

Siyasetin Yeniden İnşası

Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen, umutsuzluğa kapılmak yerine, Türkiye'de siyasetin yeniden inşası için çaba göstermek gerekiyor. Siyasetin asıl temeli yeniden siyaset olmalı, yani toplumun çıkarları ve ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmeli. Partiler arası rekabet, demokratik tartışma ve uzlaşma zemininde gerçekleşmeli. Otoriter eğilimlere karşı demokratik kurumlar ve sivil toplum güçlendirilmeli. Kutuplaşmanın önlenmesi için ise toplumsal diyalog ve uzlaşma kültürü teşvik edilmeli.

Sonuç olarak, Türkiye'deki siyasetin asıl temelinin siyaset olmayışı, ülkenin demokratik ve toplumsal geleceği için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Ancak siyasetin yeniden siyaset olması, toplumun refahı ve huzuru için umut verici bir adım olabilir. Bu süreçte, herkesin sorumluluk alması ve demokratik değerlere sahip çıkması gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin ERTEN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazetesehir Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazetesehir hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazetesehir editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazetesehir değil haberi geçen ajanstır.