Metrica

Emanete sadakat nedir?

Hz. Peygamber(asm) tarafından her biri yıldız olarak belirtilen ve tâbi olunduğunda istikametle yaşanacağını bildirilen sahabelerin ilklerinden olan Hz. Ebu Bekir (ra), halife seçildikten sonra şu hutbeyi irad etmiştir:

“Ey insanlar! Başınıza geçmiş olmam, ‘içinizde benden daha iyisi yoktur’ demek değildir. Ancak, Kur’an-ı Kerim nazil olmuş, Yüce Allah’ın (cc) elçisi dinin hükümlerini açıklamış ve bize aklın en üstününün takva olduğunu, akılsızlığın en koyusunun da fısk olduğunu bildirmiştir.

Şunu iyi biliniz ki, sizin en kuvvetliniz, benim yanımda mazlumun hakkını kendisinden alıncaya kadar en zayıfınızdır. En zayıfınız da hakkını zalimden alıncaya kadar benim yanımda en kuvvetlinizdir.

Ey insanlar! Ben ancak Yüce Allah’ın elçisinin yoluna tâbiyim. Ben, aklıma ve arzuma göre hareket etmeye yetkili değilim. Şu halde, eğer ben iyilik edersem, bana yardım ediniz; eğer yoldan çıkarsam, beni doğru yola çağırınız. Ben, kendi yerime sizden birinizin bu işi üzerine almasını isterdim. Şayet siz, Resulüllah’tan (sav) beklediklerinizi benden de beklerseniz, ben bunu yapamam (çünkü ben peygamber değilim). Zira Yüce Allah, onu vahiy ile takviye edip göndermiştir. Ben ise, sizler gibi hata eden bir insanım. Beni yalnız bırakmayın. Bu sözümü söyler ve kendimle sizler için Yüce Allah’tan mağfiret dilerim. Şüphe yok ki Yüce Allah, Kendi rızası için yapılmayan bir işi kabul etmez. Öyleyse amellerinizde Yüce Allah’ın rızasını gözetiniz ve biliniz ki, Allah’ın rızası için yaptığımız bir amel, Allah’a yapılmış bir itaattir; elde ettiğiniz en büyük kazançtır; ödemekle mükellef olduğunuz borcunuzu ödemektir; fani bir hayattan ebedi bir hayata, muhtaç olduğunuz zaman harcamak üzere azık göndermektir.

Ey Allah’ın kulları! Sizden evvel ölen kimselerden ibret alınız ve onların halini düşününüz: Dün sizde idiler, bugün nerededirler? Hani o korkunç ve zalim hükümdarlar? Hani o savaş meydanlarında ün salan kahramanlar? Hani o yeryüzünü şenlendiren ve süsleyen şahlar, hanlar? Dünya hepsini alt edip toprağa gömmüş ve vücutları çürüyüp toprak olmuştur. Hiçbirisinden bir haber yok. Hepsi uzaklaşıp gitmiş, hatta isimleri bile unutulmuştur. Sanki hiç yoklarmış, dünyaya hiç gelmemiş gibidirler. Bütün istek ve arzuları kesilmiş, sadece günahlarının muhasebesi kalmıştır. Giderken amellerini de beraber götürdüler; dünyayı ise başkalarına bıraktılar. Bugün biz, onların yerine geçmiş bulunuyoruz; eğer gafil davranırsak, onlar gibi oluruz. Hani o güzel ve parlak yüzlü olanlar, gençlik ve zindeliğine güvenenler? O gençlik ve güzellik, bugün toprak olmuş; sevdikleri, zevk ve sefaları, onlar için bir hasret ve nedamete dönüşmüştür.

Hani şehirleri inşa edip etrafına yüksek surlar yapanlar? Hepsi gitmiş ve kendilerinden sonra gelenlere bırakmışlar ve kendileri karanlık kabirlerde yatarken, meskenleri yerle bir olmuştur. Onlardan birini görüyor veya bir fısıltı olsun işitiyor musunuz? Oğullarınız, kardeşleriniz, tanıdıklarınız nerede? Hepsi de ecelleri gelince ölüme boyun eğmiş ve amellerinin misafiri olarak bu diyarı terk edip gitmişlerdir; ölümden sonraki ebedi saadet veya şekavet yurtlarından birine girmek üzere sıralarını almış bulunuyorlar.

Şunu iyi biliniz ki, Yüce Allah birdir; O’nun ortağı ve yarattıklarından hiçbiri ile özel bir bağı yoktur; O, hiç kimseyi özel muameleye tâbi tutmaz. O’na kulluk edip emirlerine uymaktan başka, O’nun azabına hiçbir şey engel olamaz. Biliniz ki, siz aciz ve güçsüz kullarsınız. Yüce Allah’ın katındaki sevaba, ancak O’na itaat edip emirlerine uymakla erişebilirsiniz. Bir mutlu hayat ki, sonu cehennemdir; o hayat mutlu değildir. Bir sıkıntılı hayat ki, sonu cennettir; o hayat sıkıntılı değildir. Kim Yüce Allah’a ve Resulüne itaat ederse, o kimse doğru yolu bulmuştur. Kim de onlara isyan ederse, açık bir sapıklığa ve şaşkınlığa düşmüş olur. Size, Yüce Allah’tan korkup O’nun azabından korunmayı, Allah’ın size kılavuz kıldığı İslâm dinine sarılmayı tavsiye ederim. Heva ve heveslerinize uymayın; bunlara uymaktan, öfke ve ihtirastan korunan kimse felah bulur. Sakın böbürlenip kibirlenmeyin. Topraktan yaratılan ve tekrar toprağa dönecek olan, sonra da kurtlar tarafından eti yenilen ve bugün sağ iken yarın ölen kimse ne ile kibirlenir ki?

İbret alıp, tefekkür ederek hayatımıza Allah'ın razı olacağı istikametle yaşamak dualarımla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Muhlis - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazetesehir Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazetesehir hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazetesehir editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazetesehir değil haberi geçen ajanstır.