Metrica

Kendi Beynimizin Hapishanesi

Hayatımızda çeşitli engellerle karşılaşıyoruz. Zaman zaman etrafımıza parmaklıklar örülmüş ve sanki hapishanedeymişiz gibi hissedebiliyoruz. Bunun için de şikayet edip duruyoruz. “İşte, ben şunu yapacaktım ama bana şu kişiler engel oldu, okuyacaktım okuyamadım, çalışacaktım çalışamadım” gibi sözler söyleyip duruyoruz. Belki kendi hapishanemize hapsoluyoruz ama bunun farkında olmuyoruz. Konuşabilecekken konuşmuyor, öğrenebilecekken öğrenmiyoruz ya da kendi yeteneklerimizi kullanmıyoruz. Bunun sorumlusu olarak etrafımızdakileri suçlayıp duruyoruz.

Bir pireyi kavanozun içine koyuyorlar. Pire aslında 70 cm kadar yükseğe zıplayabilecekken zıplıyor kavanozun kapağına çarpıyor, bir daha zıplıyor tekrar kavanozun kapağına çarpıyor, daha sonraki denemelerinde de aynı durum olunca bunu kabulleniyor. Kavanozun kapağını açıp pireyi dışarı çıkardıklarında kendini sanki kavanozun içindeymiş gibi hissederek aynı şekilde kavanoz yüksekliği kadar zıplamaya devam ediyor. Buna “öğrenilmiş çaresizlik” deniyor.

Kendi Beynimizin Hapishanesi

Hayatımızın başlarında bizler çeşitli zorluklarla karşılaşmış olabiliriz. Bunun sonucunda  hayatımızı değiştirmek için çeşitli girişimlerde bulunmaktan vazgeçebiliriz. Bazı şeyleri yapabilecekken yapmaktan vazgeçebiliriz.  Kendimize dönüp bakalım. Bizim zincirlerimiz acaba bize dışarıdan vurulan zincirler midir? Yoksa öğrenilmiş çaresizlik kavramındaki gibi kendi kendimize koyduğumuz zincirler midir? Belki engel olarak düşündüğümüz şeyler dışarında değil içeriden kendi kendimize oluşturduğumuz zincirlerdir. Elimizi, kolumuzu ve dilimizi kendi kendimize bağlamış olabiliriz. Belki hayatımızın ilk yıllarında bize engel oldular,  belki okula gidemedik, belki çalışamadık, belki öğrenemedik ama bugünün imkanlarıyla başka çözüm yolları bulabilir miyiz? Üniversite eğitiminde ve örgün eğitimde yaş sınırı yok, uzaktan eğitim olanakları var, Halk eğitim Merkezinin düzenlediği çeşitli kurslar var, online kurslar var, online çeşitli satış platformları var, çeşitli yeteneklerimizi geliştirebileceğimiz ve sergileyebileceğimiz çeşitli platformlar var. İletişim imkanları çoğaldı.

Kendi kendimize koyduğumuz zincirleri kırıp, kendi beynimizin hapishanesinden çıkmaya değmez mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gülpembe Yakın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazetesehir Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazetesehir hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazetesehir editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazetesehir değil haberi geçen ajanstır.