Metrica

Kıble/Pusula: Yine Geç Kaldım Sana Ey Mescid-i Aksâ! (4)

Bir Vaiz’in Penceresinden köşemizde bu hafta Müslümanların aslî gündemi olan/olması gereken Mescid-i Aksâ ve Filistin’deki soykırımı haykırmaya devam ediyoruz.

Kıble/Pusula: Mescid-i Aksâ

Bilindiği üzere ilk kıblemiz Mescid-i Aksâ. Evet, dün hücrelerine hatta zerrelerine kadar iman dolu sahabe neslinin imanlarını; yöneldikleri kutsallarını ispat eden Mescid-i Aksa; bugün de tüm dünyanın imanî, vicdanî ve insanî düzeyini ortaya çıkarıyor. Zira herkesin gözü önünde yapılan bir soykırıma herkesin sus-pus olduğu; üç maymunu oynadığı bir dünyanın insaniyetten nasib(sizliği)ni en bariz şekilde ispat ediyor bizlere.

Kıble/Pusula: Yine Geç Kaldım Sana Ey Mescid-i Aksâ! (4)

Gazze bugün Müslümanların da Efendimiz’in ﷺ haber verdiği üzere “kafirlerin üzerimize akın akın geldiği günlerde sel’in üzerindeki çer-çöp gibi değersiz ve etkisiz” hâle geldiğini ispat ediyor bizlere. Aksi halde Müslüman bir hanımefendinin tesettürüne el uzatan Yahudi ellere anlayacakları dilde sürgün ve kılıçla karşılık veren bir peygamberin ﷺ ümmeti, tesettürden öte erkek, kadın ve çocuk ayırtmaksızın namusu çiğnenirken; şehitlerinin naaşlarından organları çalınıp satılırken; çocuklar bombalanırken; bebekler açlık ve soğuktan donarak ölürlerken; milyonlarca kardeşleri sürgüne zorlanırken; kardeşleri su ihtiyacını ancak yağmur sularıyla karşılarken düşman ordusuna kendi topraklarından su, yiyecek, demir, enerji vs. temin edilirken; hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya nasıl devam edebilir ki?

Mescid-i Aksa ve Filistin bugün kardeşlerimiz için sabrımızın 3 ay kadar bile olmadığını ispat ediyor. Gazze bugün onları teçhiz ve takviye şöyle dursun, düşmanın desteğini kesmek için boykota sabrımızın ve inancımızın zayıflığını ispat ediyor. Gazze bugün, kardeşleri bombardıman altında inim-inim inlerken; zulüm ayyuka çıkarken; mazlumların feryadı arş-ı a‘la’yı titretir/inletirken; Müslümanların sigarası küllüğünde çayı burnunda tüten, TV karşısında elindeki muhallebiden daha gevşek halde olduklarını ispat ediyor.

Filistin’i Değil Önce Kendini Kurtar…

Muhterem Kardeşim! Tüm yaşananlar karşısındaki hâl-i pür-melâlimizden anlıyoruz ki bugün Filistin hariç ümmetin diğer kalanının bi’l kuvve/zihnen işgal edildiğini ortaya çıkıyor. Filistin şimdilerde işgal edilmeye çalışırken ümmetin çoğunun zihnen, kalben ve fikren çoktan işgal edildiğini ispat ediyor.

Kıble/Pusula: Yine Geç Kaldım Sana Ey Mescid-i Aksâ! (4)

Filistin’i Değil, Kendini Kurtarman İçin…

Muhterem Kardeşim! Kıyametin bir adı da “aldanma günü” manasına gelen yevm’ü teğâbün’dür. O gün Peygamberler müstesna herkesin aldandığını anlayacağı gündür. “Zalim ve günahkârların neden aldandığı barizken; salih/veli kullar neden aldanmış olurlar?” diye sorana şöyle cevap verilir: “Onlar ise yaptıkları salih amellerden daha fazlasını yapabilecekken ihmalleriyle aldanmış olurlar.” O halde bugün Mescid-i Aksa, Filistin ve tüm mazlum Müslümanlara karşı sorumlulukların yerine getirilmesi, Filistin ve mazlumlardan önce kişinin kendini sorumluluktan kurtarması anlamına gelir. Bugün Filistin’i ve mazlumları dert edinmek, onlar için elden gelenden fazlasıyla gayret etmek belki Filistin’i kurtarmayabilir; ancak hesap gününde kişinin kendini kurtarabilir.

Sözün Özü

Mescid-i Aksa, Filistin, Gazze ve tüm mazlum coğrafya bir turnusol kâğıdı gibi her birimizin aslını/özünü ortaya çıkarmakta. Filistin, bugün hâlâ kimlerin Mescid-i Aksâ’yı ilk kıble olarak gördüğünü, kimlerin de kıblelerini değiştirdiğini işaret etmekte. Boykot, bugün kimilerinin Yüce Allah’a ﷻ ve Resulullah’a ﷺ verdikleri söze sadık kaldığını/kalmaya çalıştığını; kimilerinin de sözsüz yüzünü detaylarıyla ortaya çıkarmakta. Gazze kimin bugüne kadar Filistin ve Mescid-i Aksâ’yı âyet bilip ser-tâc yaptığını; kimin de Filistin ve Mescid-i Aksâ’yı emellerine âlet ederek kullandığını haykırmakta. Sözün özü Mescid-i Aksâ’nın kıblesi/pusulası bugün hâlâ çalışmakta ve kimin yönünü, yüzünü, özünü; kime, neye ve nereye döndüğünü göstermekte!

Filistin’i bırak(!) sen kendini kurtarmaya bak!

Vesselâm…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Karabulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazetesehir Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazetesehir hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazetesehir editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazetesehir değil haberi geçen ajanstır.