Metrica

Ne yani düşelim de bitsin mi?

Ben bir spor yazarı olarak her hafta hiç kaçırmadan gerek tvden gerek tribünden iç saha maçlarını takip etmeye çalışıyorum takımımızın. İlgiyle ve keyifle…

İlgi kısmı tamam da maalesef bu sezon keyif konusunda sıkıntılarım var. Eminim sadece benim değil, tüm Denizlili basketbolseverler de benzer keyif problemini yaşıyordur.

Peki neden? Basketbolu bilenler, yeni sezonda takımı biraz izleyenler beni zaten çoktan anladı, onlar cepte. Ancak yine de burada yazıya da dökelim fikir oluşması açısından.

Öyle ya da böyle Süper Lig’e yükseldi takımımız. Vallahi son dönemde Denizli sporu anlamında bu kadar sevindiğim bir dönem olmadı ne yalan söyleyeyim. Malum Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Anadolu Efes, Pınar Karşıyaka gibi devler Denizli’ye gelecek ve boy gösterecek. Basketbolu seven hangi insan heyecanlanmaz ki? Öyle değil mi?

2 sezondur bu takımlarla bir şekilde cebelleştik! Lige tutunduk. Bazen öyle maçlar oynadık ki eminim takımdaki oyuncular bile öylesine rakipler karşısında oynanan o oyunlara ve galibiyetlere şaşırmıştır. Yani kısacası 2 sezondur tatmin olduk basketbolseverlerle.

Gelelim bu sezona… Bir kere hiç dillendirmedim ama nasıl bir kadro kurulacağı bizim gibi belediye ya da sponsorlu basketbol takımları tarafından hep merak edilir. Her sezon gibi bu sezonda kurulan kadroya göre ya kefen biçecektik ya da göklere uçuracaktık. Öyle bir kadro kuruldu ki özellikle yerli rotasyonu anlamında tam bir kapalı kutu. Yabancılar da keza öyle. Avrupa tecrübesi olmayan, maliyetlerini ise asla bilemediğimiz yabancılar. Kötüler diyemem ama bizim ligimiz için üzgünüm ki Avrupa tecrübesi olmadan olmuyor. En azından aralara 1-2 serpiştirmek gerekiyor.

Haftalar ilerledikçe yerliler yabancılar lige ısınır toparlar dedik ama sanırım olmadı gibi! Kaldı ki geçen her hafta hanemize eksi olarak yazıyor. İki maç kazandık şu ana kadar. İkisini de içerde ve kafa kafaya son saniye oyunlarıyla. Düşme hattı rakibimiz Reeder Samsunspor’a kaybettik ki o da rakibin tek galibiyeti oldu. Şu anda bizim de altımızda son sıradalar.

Oturu’nun gidişine ‘niye gönderildi’ vs. gibi tepkili şeyler söyleyemem, çünkü basketbol kulüplerinde bu var. Ancak siz Oturu’yu gönderip yani bir pivot gönderip yerine Muhaymin Mustafa’yı yani bir uzun forveti alıp monte etmeye kalkarsanız otoriteler buna gülerler! Umarım Oturu sonrası bir transfer planı vardır kulübün.

Velhasıl yerlilerden çok az ya da hiç katkı alamıyoruz. Yabancılarda şu an için Mason dışında istikrarlı olan yok. Lomazs’ta ilk sezonundaki ısırıcılığı göremiyorum. Diğer yabancılar derseniz dost acı söyler ama iyi değiller. Üzgünüm…

Şuraya bağlayacağım. Yapılan yönetim açıklamalarına binayen söyleyeceğim. Her takımı yenebilecek güçteyiz, kalıcı olmak istiyoruz, Avrupa Kupaları… bunların hepsi bu yönetimin ağzından çıktı bugüne kadar. Gelinen noktada bakıyorum sanki kadro düşelim de bitsin bu çile dermişçesine kurulmuş gibi geldi bana.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Erol Uçkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazetesehir Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazetesehir hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazetesehir editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazetesehir değil haberi geçen ajanstır.