Metrica

Ümmü Kız ile Ali’nin ölümsüz aşkı Menderes’te son buldu

Bekilli’de yaşanan acıklı bir aşk hikayesi bugün hala türkülerde yaşanmaya devam ediyor. Ümmü Kız Türküsü, 1860’larda bölgede yaşanmış gerçek bir aşk hikayesini anlatıyor. Kavukçular'ın güzelliği dillere destan kızı Ümmü ile Alacanoğulları'ndan Ali’nin büyük aşk hikayesi Kısık Kanyonu’nda Menderes nehri üzerinde son buluyor.

Şahin Polat
Şahin Polat Tüm Haberleri
Ümmü Kız ile Ali’nin ölümsüz aşkı Menderes’te son buldu
Ümmü Kız ile Ali’nin ölümsüz aşkı Menderes’te son buldu
Haber albümü için resme tıklayın

Denizli’nin ve Bekilli’nin henüz Afyon vilayetine bağlı olduğu 1860’lı yıllarda Bekilli’de büyük bir aşk yaşanıyor. Memiloğulları ya da Kavukçular’ın güzelliği dillere destan kızı Ümmü ile Alacanoğulları’nın Ali birbirlerini deli gibi seviyorlar. Gençler ne kadar istese de kızın babası Ümmü’yü Ali’ye vermiyor ve bir başkasıyla evlendirmek istiyor.

Çalgılı çengili düğün sırasında Ümmü ile Ali bir yolunu bulup kaçıyorlar. Ağa ve adamları da aşıkların peşine düşüyor.

O zaman eyalet sistemi olduğu için bir eyalette işlenen suç diğer eyalette cezalandırılmıyor. Bu nedenle genç aşıklar İzmir’e bağlı olan Menderes Nehri’nin diğer yakasına geçip ceza almaktan kurtulmak istiyorlar. Peşindekilerden kurtulmak için de normal yoldan, köprüden geçmek yerine kimsenin tahmin etmediği Mangırın Kısık diye isimlendirilen Kısık Kanyonu’na geliyorlar.

Ümmü Kız ile Ali’nin ölümsüz aşkı Menderes’te son buldu

Menderes aşıklara geçit vermiyor

Nehrin karşısına geçmek için nehrin üzerinde yaklaşık birer metre aralıklarla 3 taş bulunuyor. Teker teker bu taşların üzerine atlayarak karşıya geçmek gerekiyor. Suyun az olduğu zamanlarda bu kolay olsa da, nehir yükseldiği zaman taşlar kayganlaşıp karşıya geçmek zorlaşıyor. Taşların hemen yanında da suyun derinliği birden artarak 6-8 metreye çıkıyor.

Önce Ali taşları atlayarak karşıya geçiyor. Fakat ne yazık ki Ümmü bunu başaramıyor. Taştan taşa atlarken ayağı kayıp suya düşüyor ve girdaba kapılıp gidiyor. Ali her ne kadar sevdiğini kurtarmak için çırpınsa da bunu başaramıyor.

Afyon cezaevinde yankılanan türkü

Daha sonra yakalanan Ali yargılanıp idama mahkum ediliyor. Afyon cezaevinde idamı beklediği günlerde parmaklıklar arasında Ümmü Kız’ın türküsü yükseliyor. Türkü duyanların yüreğini dağlıyor. Türküyü önce gardiyan sonra cezaevi müdürü duyuyor. türkü zamanın valisi Kamil Paşa’nın kulağına kadar gidiyor. Türküyü dinleyen Kamil Paşa da etkilenerek Ali’nin suçsuzluğuna inanıyor ve kendisini affediyor.

Ümmü Kız ile Ali’nin ölümsüz aşkı Menderes’te son buldu

Bu hazin aşk hikayesini anlatan “Ümmüm” veya “Ümmü Kız” türküsü Bekilli’nin yanı sıra Afyon, Burdur ve Denizli’de dilden dile söylenmeye devam ediyor.

Ümmü Kız Türküsü

 Çayada düştü tutamadım kolunu
Uzakta gitti bilemedim yolunu
Güzelce Mevlam kısmet etmiş ölümü
Akmıyası çaylar nerelere koydun Ümmü'mü
Suna boylu yarimi

Su yüzünde yüzer gider büjüsü
On sekizdir sırma saçın örgüsü
Bu güzellik hakkın sana vergisi

(Gadın Ümmü'm suya düştü kendisi)
Akmıyası çaylar nerelere koydun Ümmü'mü
Suna boylu yarimi

Bir el eğildim alamadım fesini
Uzak geldi duyamadım sesini
Yoluna koydum bir çıft balya tosunu
Akmıyası çaylar nerelere koydun Ümmü'mü
Suna boylu yarimi

Elma da verdi elmasını yemedim
Ben Ümmü'ye bir şeycikler demedim
Nerelere gitti ben Ümmü'yü görmedim
Akmıyası çaylar nerelere koydun Ümmü'mü
Suna boylu yarimi

Davulcusu kaya dibi dolaşır
Düğüncüsü koyun gibi meleşir
Kara haber köye çabuk ulaşır
Akmıyası çaylar nerelere koydun Ümmümü
Suna boylu yarimi

Kadı geldi mahkemeler kuruldu
Kadın Ümmü'm zabıtların tutuldu
İfadeler Mustanlıktan soruldu
Akmıyası çaylar nerelere koydun Ümmü'mü
Suna boylu yarimi

Davulcusu kaya dibi dolaşır
Anasına babasına kara haber ulanır
Kadın Ümmü'm yan yolakta dolanır
Akmıyası çaylar nerelere koydun Ümmü'mü
Suna boylu yarimi
 

Başında çelmesini söğütler aldıı
Kolundan burmasını Yörükler aldı
Ben ölürsem dünya tenhamı kaldı
Akmıyosı çaylar nerelere koydun Ümmü'mü
Suna boylu yarimi
 

Şaştım da hay Allah'ım yine şaştım
Gaya Köprüsünden yar ile geçtim
Böyle de güzelin ardına düştüm
Akmıyası çaylar nerelere koydun Ümmü'mü
Suna boylu yarimi
 Davarları dağda yayılı kaldı    

 Küçük ağabeyleri evde sayılı kaldı
Bunun anası babası nerede kaldı
Akmıyası çaylar nerelere koydun Ümmü'mü
Suna boylu yarimi
 

Sarı saçı erısesinde saz gibi
Kullar uğramasın derde biz gibi
Ayın çevresinde sarı yıldız gibi
Akmıyası çaylar nerelere koydun Ümmü'mü
Suna boylu yârimi

 

04 Nis 2024 - 09:16 - Yaşam

Mahreç  Şahin Polat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazetesehir Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazetesehir hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazetesehir editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazetesehir değil haberi geçen ajanstır.