Metrica

DENİZLİ; SPOR ŞEHRİYMİŞ, FUTBOL KENTİYMİŞ! KÜLAHIMA ANLATIN SİZ ONU!

Denizli bir spor kentiydi .”Evet üzgünüm kentiydi. Şimdi değil. Değil çünkü sporu sevenimiz kalmadı. Öyle yerel yönetimlerin kadınlara zumba salsa yaptırmasıyla spor kenti olunmuyor.

Yılmaz Baybars
Yılmaz Baybars Tüm Haberleri

Hiç lafı eğip bükmeyeceğim, bodoslama konuya dalacağım ben. Çünkü sporla daha ilkokul yıllarında hentbol takım kaptanlığıyla başlayan ben basketboldan, voleybola ve haliyle futbola kadar hepsinin içerisinde bir şekilde bulundum. Taraftar olarak da oyuncu olarak da. Şimdilerde ise naçizane spor yazarlığı yapmaya çalışarak Denizli’nin spor özellikle de futbol gündemine hakim olmaya daha doğrusu hakim durmaya çalışıyorum.

Bu yukarda kendimle ilgili bahsettiğim şeylerden sonra Denizli’nin büyük resmi aynen şudur: “Denizli bir spor kentiydi .”Evet üzgünüm kentiydi. Şimdi değil. Değil çünkü sporu sevenimiz kalmadı. Öyle yerel yönetimlerin kadınlara zumba salsa yaptırmasıyla spor kenti olunmuyor. Bu dediğimizi hem Türkiye’de hem de tüm dünyada bütün ülkeler zaten hal-i hazırda yapıyor. Yalan diyorsanız gidin araştırın ben buradan aynı şekilde özür dileyeceğim söz veriyorum.

‘Spor kenti nasıl olunur’un bana göresini anlatacağım öncelikle. Öncelikle spor yapandan ziyade sporu yaptıranı desteklemekle başlar bence bu iş. Çünkü spor yaptırdığınızda, spora teşvik ettiğinizde insanları ilk olarak sağlıklı bir nesille karşılaşırsınız. Özellikle çocuk ve genç yaştaki vatandaşlara bunu yaptırdığınızda sağlıklı olurlar, kötü alışkanlıklara yönelmezler, televizyon denilen o ahmak kutusuna bağımlı kalmazlar, ellerindeki o telefon denilen zımbırtıdan biraz olsun uzak kalırlar. ‘E belediyeler bu anlamda çalışıyor” denecek şimdi bana. Ben bunu kastetmiyorum. Ben kişinin spor yaparken bir aidiyetle yapmasından dem vuruyorum. Yani bir spor kulübü içerisinde yapmasını ifade etmeye çalışıyorum. Bugün bakın Denizli’de kaç tane amatör futbol ya da spor kulübü var. Yüzlerce… Ancak zaten federasyondan çok cûzi bir destek alan bu kulüpler, biraz da her yıl belediyelerin desteğini alabiliyor. Peki ya sonra? Hiç düşünüyor muyuz o kulüplerde canını tehlikeye atarak koşan mücadele eden çocuklarımızı? Tabi ki hayır. Sporun bir endüstriye dönüştüğü 21’inci yüzyılda sizce amatör spor yapan gençlerimizin kazandıkları komik rakamlar, ya da daha fenası müsabakalar sonrası yemek bile yedirilmeden evlerine gönderiliyor olması sizce de çok vahim değil mi?

Ben bu anlattıklarımı uydurmuyorum emin olun ki mesele uydurmaksa bu kadar afili kuyruklu da uydurulmaz öyle değil mi? Spor kenti olmak spor şehri olmak gençlerin aidiyetini sağlayıp onları maddi manevi desteklemekle olur evvela bence.

Şimdi ise en can alıcı noktaya gelelim. Futbol kentiyiz değil mi biz aynı zamanda. Öyleydik. Süper Lig’de oynayan UEFA Kupası’na koşan Denizlispor varken, Kızılcabölükspor 2. Lig’e doğru koşarken, Ziraat Türkiye Kupası’nda A Spor’da bize maçlarını izlettirirken öyleydik. Şimdi neredeyiz? Denizlispor 2. Lig’den düşmesin diye Allah’a dua eder konumundayız! Kızılcabölükspor’u yok ettik biz el birliği ile. Bu caanım kulüplerimizin bu hale gelmesindeki esas sorumluların ise en kısa zamanda hak ettiğini bulması ise en büyük temennim.

Evet bu kulüplerimizin içerisindeki iş bilmezler baş sorumlu ama bir de yancılar, yan sorumlular var elbette. Başarı da sancak sallayan, başarısızlıkta ise adını anmadan kaçacak delik arayan o sorumlular. Onlar da bu yazımdan nasibini alsın tabi ki.

Gelelim şu meşhur stadyum konusuna. Çorum’da, Karaman’da hatta geçtiğimiz hafta oynadığımız Soma’da bile yapılan ya da tamamlanacak olan stadyumları gördükten sonra Denizli’yle ilgili bu anlamda bir sorun olduğunu düşünmeye başladım malum mevkilerde. Neyse…

Basketbol takımımız Süper Lig’de onu da es geçmeyelim. Ancak kaç tane Denizli’nin evladı var o kulüpte? Taşıma su ile değirmen dönmüyor. Düşünün kendi iskeletini yaratan Bandırma yıllarca basketbola ambargo koydu bu ülkede. Ancak belli ki onlar da içten çürüme yapmış ki yok olup gittiler. Yani şunu demeye çalışıyorum. Bu kadar sağlam olan Bandırma bile yıllar yıllar sonra yok olduysa Merkezefendi Belediyesi Denizli Basket, temeli bile olmadan o malum taşıma suyla ne kadar döndürebilir tekkeyi? Bir bakmışız kaybolup gitmişiz. Bir varmışız bir yokmuşuz, sonra da unutulup gitmişiz…

02 Kas 2023 - 15:04 - Spor

Mahreç  Yılmaz Baybars


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gazetesehir Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazetesehir hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gazetesehir editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazetesehir değil haberi geçen ajanstır.