Pazar, 09 Ağustos 2020
.
13
Denizli
.
chevron_left chevron_right
GÜNDEM

KANAL İSTANBUL’UN DEPREM, UÇKUN İLE YERALTISUYU ETKİSİ NE OLABİLİR?

Türkçesiyle İstanbul Su Yolu’nun, deprem ile içme suyu bakımından üç yönden incelenmesi gerekir;

17019 Toplam Gösterim
KANAL İSTANBUL’UN DEPREM, UÇKUN İLE YERALTISUYU ETKİSİ NE OLABİLİR?

 

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan,
Jeofizik Y. Mühendisi, İTÜ Maden Fakültesi Em. Öğr. Üyesi
TÜMÖD ile MİLLİ MERKEZ Yönetim Kurulu Üyesi

 


A. Açılacak su yolu Kuzey Anadolu Kırığında bir depremi tetikler mi? Ona bir yük bindirir mi?
B. Kuzey Anadolu Kırığında olacak M7,5 büyüklüğünde bir deprem su yolunu etkiler mi?
C. Yeraltısuları Etkilenir mi?

A. Su Yolunun Depreme Etkisi;

1. İstanbul Su yolu; Marmara Denizi altından, Doğu-Batı doğrultulu uzanan Kuzey Anadolu Kırığı üzerinde değil, ona dikey Küçükçekmece gölünden Terkos’a doğru uzanan kara kesimi üzerindedir. Dolayısıyla ana depremi yaratacak kırıkla bir bağlantısı yoktur.
2. Kırıklar Üzerinde Deprem Yaratması. Küçükçekmece içinden geçen 3 tane ikincil kırıkta deprem yaratacak bir yük oluşturur mu? Oluşturmaz. Kaldı ki, yapılacak kazıyla 6 milyar tonluk kazıyla kaya kaldırılacak, bunun yerine su yoluyla 1,5 milyar tonluk su yolu ağırlığı konacağından, ek yük getirmez. Tam tersine 4 kat ağır yükü üzerinden kaldırır. Tam tersine olabilecek deprem çekincesini azaltır. Ayrıca, Küçükçekmece ile güneyinde beklenen en sığ depremin odak derinliği 5 bin metre ile 10 bin metre arasında değişir. Su yolunun derinliği 25 metre olacağından, ek yük bindirmeyeceği gibi, en az 1/200 ile 1/400 oranında yük azaltacaktır. Bu devede bir tüy bile değildir.
3. Beklenen Uçkunlar/Heyelanlar. Karadeniz’in Marmara’ya göre su yüksekliği 30 cm daha yüksektir. Dinyeper, Dinyester, Tuna, Kızılırmak, Sakarya suları ile beslenen, göreceli olarak tuzu az, ayrıca daha soğuk olan Karadeniz’in suları , Türk Boğazlarından yaklaşık 5 ile 10 km/saat hızla akmaktadır. Lodos estiği günlerde, Karadeniz yaklaşık 80 sm’e dek şişmektedir. O nedenle gemiler Karadeniz’e giderken sanki tırmanmaktadır. Karadeniz’e su getiren ırmakların beslenme çukurlarında, yağışın %10 azalması, iki deniz arasındaki yükseklik ayrılığını 25 santime kadar düşürebilir. İstanbul Boğaz’ından suyun Marmara’ya akış hızı, süremlere/mevsimlere, koşullara göre 4 ile 18,5 km/saat hızladır. Açılması düşünülen, İstanbul su yolundan geçecek su büyüklüğü 800 m3/sn’dir. Bu hız ile büyüklükte akışa geçecek bir su kütlesi, durgun, ayrıca yarı tuzlu, durgun bir su kulağı/lagün olan Küçükçekmece Gölünde, birdenbire bir devinim yaratacaktır. Küçükçekmece gölünün hem doğusundaki, Küçükçekmece Merkez, Kanarya, Cumhuriyet Mahallesi ile Menekşe kesiminde, ayrıca Batı kesimindeki Avcıların, Firüzköy ile İstanbul Üniversitesi ile Esenkent’in Turan kesimlerindeki yersel birimleri doğrudan etkileyecektir. Her iki yakada, Gürpınar birimi diye adlandırılan, yamaç duraysızlığı olan killi, kumlu gevşek, uçkun yapan topraklarla kaplıdır. Gürpınar birimi, oldukça kaygandır. Bir deprem anında ya da onu dengede tutan topuğunun aşınması durumunda %13’lük dönüşül kayma eşik değerini aşınca uçkun/heyelan oluşturmaktadır. Karadeniz’den, 4 ile 18,5 km/saat hızla Küçükçekmece’ye gelecek su, deniz kulağını dingin durumdan, etkin duruma dönüştüreceğinden, uçkun alanlarının topuklarını aşındırarak, uçkunların başta İstanbul Üniversitesi, Firüzköy ile Kanarya kesimlerine doğru ilerleyerek var olan yapılar için sakınca oluşturması şaşırtmasın.
4. Avcılar Depolama Limanını Etkiler mi? Avcıların hemen 5-10 km güneyinde yaklaşık 1000 metre derinlinde Çınarçık Çukuru yer almaktadır. Avcılar ile önündeki sığ deniz, Marmara uçkun alanının taç kesiminde yer almaktadır. Bilimsel olarak, taç kesimine yük bindirmek uçkunları tetikler. O nedenle bu kesime yapılacak dolgularla, taç alanına yapılacak ek yük, depremli ya da depremsiz durumda, Avcılar önünde deniz içi uçkunlarına neden olursa şaşırmam. Kaldı ki, 1999 depreminin Avcılar önündeki deniz içi uçurumundan yaklaşık 1 milyon tonluk bir kütleyi uçurması, bunun 1000 metrelik tabana düşmesiyle Avcılarda ikinci bir deprem etkisi yaratarak yıkımı arttırdığı unutulmaması gerekiyor.
5. Küçükçekmece Güneyinde Çatalağzı Oluşumu. Yaklaşık 10 km/saat hızıyla Karadeniz ile Küçükçekmece’den aşındırılarak, taşınacak topraklar, Küçükçekmece ağzında gittikçe genişleyen, ayrıca ağırlaşan bir çatalağzı/delta oluşturacaktır. Deniz içindeki, yamacı oluşturan duraysız Gürpınar birimi üzerine binecek bu ek yük, eninde sonunda bir deniz içi uçkununa neden olarak, kurgular için sakınca yaratabilecektir.
6. Küçükçekmece Deniz Kulağına Ne olur? İstanbul doğasının, İstanbul’a armağan ettiği iki deniz kulağı vardır. Bunlardan bir Büyükçekmece, ötekisi ise Küçükçekmece. Buraları, özellikle Arjantin’den her yıl gelerek, deniz kulağının dingin sularında yumurtlayıp çoğalan yılan balıklarının yuvasıdır. Yılan balıklarının akçal değerinin yanısıra, “depremi önceden sezen” balıklar olarak bilinirler. Küçükçekmece’ye Karadeniz sularının 800 m3/sn akmasıyla, deniz kulağı bir daha geri gelmemek üzere bozularak, deniz doğal yaşamının bozulmasına neden olacaktır.

B. Depremin Su Yoluna Etkisi Olur mu?

1. Kuzey Marmara’da, Kuzey Anadolu Kırığı üzerinde iki yerde deprem bekleniyor; biri Küçükçekmece’nin 10 ile 25 km açığında M6,4 ile M6,7, ötekisi ise Marmara Ereğilisi önünde M7,0 ile M7,2. İkisinden çıkacak toplam güre/enerji M7,3 olmasını beklemekteyim.
2. Böyle bir deprem çiftinin oluşma olasılığı %71’dir. Bu depremlerin etki alanları doğu batı yönünde 150 km, kuzey-güney yönünde 80’er km olacaktır. Dolayısıyla İstanbul Su Yolu’da öteki yapılar gibi sarsıntı etkisinde kalacaktır. Ne var ki, mühendislik yapılarının deprem çekincesi, büyük bir duyarlıkla yapıldığından, yapım sırasında önlemler alınarak en az etkilenecek bir su yolunu oluşturmak bugünkü yöntemlerle güç olmayacağı kanısındayım.

C. Yeraltısuları Kirlenir mi?

1. Su yolunun 5,5 km’si Kırklareli Eosen kireçtaşları içinden geçecektir. Bu kaya birimden Trakya’da doğal uçun/gaz ile petrol sağılır. İstanbul’da ise yeraltısuyu çıkarılır. Kireçtaşları erime boşluklu, kırıklı, çatlaklı, gözenekli, ötesi içinde mağaralar bulunduran bir yapıdadır. O nedenle, Karadeniz dibinden süpürülerek gelecek kirli çamurların su yolu boyunca yeraltı sularını kirletmemesi beklenemez. Kaldı ki, İstanbul, İkitelli OSB’nin kirli sularını yüzeyden taşıyan Ayamama deresinin, İkitelli, Güneşli, Sefaköy, Yenibosna, Bakırköy dolayında yeraltı sularını kirlettiği göz ardı edilmemelidir.
2. İstanbul su yoluyla birlikte; yeraltı sularını besleyen 23 milyon m2lik orman alanı ile 135 milyon m2 lik tarım alanı, 2 milyar dolar çıkış değeri olan İstanbul suyunun %10’unu sağlayan Sazlıdere Büveti/barajı ortadan kalkacaktır. İstanbul su yolu açılırsa, Terkos gölü ile yeraltı suları hem tuzlanacak, hem de kirlenecektir. Sazlıdere büveti ile Terkos su biriktirme gölü ortadan kalkacağı için, Sazlıdere – Terkos birleşiminin İstanbul’un 1/3’lük kesimine, yaklaşık 5 milyon kişiye, sağladığı su kesilecektir. Bundan daha önemli bir sakınca olamaz.

Yalnızca uzmanlık konularımı kapsayan yukarıdaki açıklamalarımın yanısıra öteki nedenlerde ortaya konulursa, İstanbul Suyolu tam bir kıyım, İstanbul ile Türkiye çıkarlarını yok edici, İstanbul ile Türkiye’ye karşı işlenen bir suç niteliğindeki eylemdir. Karşı durmak için daha önemli savlar depremden, bitki le andıkların sakınca göreceğinden çok önce öteki konulardır. Bunlar; 1. Montrö’nün hiçe sayılması, 2. Traksya topraklarının savunmasının kısıtlanması, 3. Karadeniz’i barış denizinden çıkarıp, savaş denizine dönüştürmek, 4. İstanbul’u susuz bırakmak, Anadolu’yu tümüyle boşaltıp, önce İstanbul, sonra Anadolu’yu göçertmektir.
Boğaziçi geçişinden para almıyoruz, ancak Kanal İstanbul’dan para alacağız savı doğru değildir. Boğazdan tecim gemilerinin geçmesi serbest, ancak ödemesiz değildir. Kaldı ki Montrö boğazlar Sözleşmesinden doğan hakkımıza göre, Türkiye her geçen gemiden 0,17 altın frank/ton alır. Bunu vermiş olduğu; fener, sağlık, kılavuzluk hizmeti karşılığı olarak alır.
Denizcilerin vermiş olduğu bilgiye bakarak; Türk boğazlarından bir yılda geçen 85 bin gemiyle 1,3 milyon ton yük taşınmıştır. Bunun yıllık boyutu 220 ton 24 ayar külçe altın/yıl olur. Bu alım Atatürk döneminde 6 yıl uygulanmış, alınmış. 1970’den sonra dolara bağlanınca, doların altın karşısında değerin düşmesiyle Türkiye’nin geliri düşmüştür. Ne var ki, Türkiye’yi yönetenler bu düşen geliri bile tam almamaktadır. Günümüzde, bir geminin kılavuzsuz geçişinden 1100, kılavuzlu geçişinden 3200 dolar, uzun gemilerden 5000 ile 20 bin dolar, 275 metreden uzun gemilerden 50 000 dolar, kılavuzlu olanlardan 75 bin dolara kadar alınmaktadır. Montrö’de yazdığı gibi altın üzerinden alınsa yıllık gelir 220 ton altına denk gelmektedir. Son 10 yılda geçiş sayısı artmamış, yüzde 20 azalmıştır. Bunun anlamı; gemiler büyümüş, yükleri artmıştır. Bu Türkiye’nin gelirinin artacağı anlamına gelmektedir.
Boğazdan geçmek için bekleme süresi günümüzde 4 saatten, 4 güne dek değişmektedir. Ağır yüklü gemilerin tatlı suda sualtı taban derinlikleri 38 metreye dek varabildiğinden, 25 metrelik derinlik İstanbul Su Yolundan büyük gemilerin geçişine uygun olmayacaktır.
Boğaziçi’nden geçişte sık sık oluşan deniz kazaları önleyeceğiz savı da yanlıştır. 1994’de yapılan düzenlemeyle, günümüze kadar kaza oranı 800 bin geçişte 1’dir. Kaldı ki, Boğaziçi’nin her iki yanına gözlengeçler konulduktan, büyük gemilere kılavuzluk zorunlu kılındığından, bu oran çok daha aşağılara çekilmiştir.

Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE